2 Ocak 2018






İllegalliğin Derin Sularında Yüzmüş 15 Gangsta-Rap Sanatçısı

Kaynak: Wannart







       
   
    Polislerin en sevdiği müzik türü olan (!) gangsta-rap, 80’lerin sonlarından itibaren hayatımızda yer etmeye başladı: Hardcore hip-hop’tan evrilen bir akım olan bu tür, ana akım müzik piyasasına da zamanında fazlasıyla etki etti. Bununla birlikte de haliyle silah kullanımının ve gangsterliğin özenilecek bir duruma dönüştürüldüğünün medya tarafından yansıtılması, çok tartışma yarattı. Hatta gangsta-rap icra eden müzisyenler de bile bile lades oldu; birçok önemli isim çok genç yaşta vurularak öldürüldü. Bu müzik tarzındaki şarkı sözlerinin çoğuna şekil veren başlıca iki konu ise dönemin ABD’sindeki siyah-beyaz ayrımcılıkları ve “Doğu Yakası / Batı Yakası” savaşı oldu. Biz de illegalliğin derin sularında yüzmüş isimlerden 15 tanesini inceledik.


15) Coolio, 2005 yapımı Dangerous Minds filminin müziği olan bu parçayla özdeşleşmiş ve hatta azalarak biten boyband Blue’nun Curtain Falls parçasına bile sample verecek kadar ünlenmişti.



14) Esasen MTV’nin unutulması imkansız olan araba modifiye programı Pimp My Ride’ın sunuculuğuyla ünlenen Xzibit, gerçekten çok yetenekli bir rapper. Özellikle düet olarak katıldığı birçok gangsta-rap hitine sahip.



13) Daha çok Doğu Yakası mayfalarının akımı olan mafioso-rap ile ilgilenmiş olan usta sanatçı Nas ise gangsta-rap’e oldukça yakın bir konumda. Özellikle Illmatic albümü muazzam.



12) Henüz 24 yaşında vurularak öldürülen Big L, bu müzik türünün en potansiyelli isimlerinden biriydi.



11) Gangsta-rap’in kökenleri denildiğinde akla gelen ilk isimlerden olan Ice-T, kendinden sonra gelen sanatçıları gerçekten fazlasıyla etkilemişti.



10) Boogie Down Productions da gangster hayatını özümseyen ilk rap müzisyenlerinden biri.



9) Birçok hite imza atmış Mobb Deep, özellikle parçalarının beat’lerinin akılda kalıcılığıyla da ünlenmişti.



8) Warren G, Dr. Dre ile üvey  kardeş olmalarına rağmen onunla hiç düet yapmasa da yakın dostu Nate Dogg ile birlikte kaydettiği bu efsane parça, ona bütün kapıları araladı.



7) Bir ara ismi Snoop Lion bile olan ve o dönemde Snoop Doggy Dogg ismini kullanan rap üstadı Snoop Dogg, zamanında Dr. Dre ile yaptığı çalışmalarla ismini genç yaşta duyurmuştu. Şu an ise uluslararası çapta üne sahip sanatçı, popüler müziğe daha yakın bir çizgide ilerliyor.



6) Eazy-E, sesini nerede duyarsanız duyun söyleyenin o olduğunu hemen tahmin edebileceğiniz  orijinal bir rap vokaline sahip. Ancak maalesef o da 30 gibi genç bir yaşta aramızdan ayrıldı.



5) Ice Cube ise günümüzde daha çok komedi filmlerinde yer almış başarılı bir aktör. Ancak tabii ki esas mesleği ve hayatı müzik: Özellikle solo albümlerinden AmeriKKKa's Most Wanted ve Death Certificate kesinlikle dinlenmesi gereken eserler.



4) Dr. Dre, şimdilerde “Eminem’i keşfeden kulaklıkçı adam” olarak lanse edilip rap dünyasının ilk milyoneri olarak bilinse de aslında en önemli gangsta-rap / g-funk figürlerinden biri. Hem prodüktör hem de rapper olarak yıllarca kalitesini konuşturan sanatçı, The Chronic ve 2001 solo albümleriyle de zirvesini yaşadı.



3) The Notorious B.I.G. ise Dre gibi hip-hop’ın en başarılı isimlerinden olmakla birlikte Doğu / Batı olaylarında da baş aktörlerdendi. O da maalesef  göğsüne 4 kurşunla 24 yaşında hayatını kaybetti.



2) Tupac Shakur, 25 yaşında trajik bir şekilde vurulup öldürülmeden önce rap piyasasının en önemli isimlerinden (ya da hatta en önemli ismi) kabul ediliyordu. Geride birçok muazzam albüm bıraksa da yarattığı kültür ve felsefe de 2pac’la birlikte daima yaşatılmaya devam etti.




1) Onlar, her şeyi başlatan olmasa da her şeyi patlatan topluluktu: N.W.A. grubu yani; Dr. Dre, Eazy-E, Ice Cube, MC Ren ve DJ Yella, gangsta-rap’i adeta yeniden yaratıp ana akım sahnesine çıkararak altın devrini yaşattı. Özellikle ilk albümleriyle resmen illegal müziğin sınırlarını çizen grup, albümleriyle aynı adı taşıyan 2015 yapımı bol ses getiren Straight Outta Compton filmiyle de yeni kitlelerce de tanınmış oldu. N.W.A. üyeleri, kısa süreli bir birlikteliğin ardından müzik tarihi sayfalarına geçtikten sonra ise kendi yollarına gitti.